Dernek Nedir, Ne Değildir? Türkiye’deki Dernek Faaliyetleri

Bundan yaklaşık bir yıl önce bu sitede www.kariyeratolyesi.com “Dernek Kurmak” temalı bir yazı yazarak konu ile ilgili fikir ve tecrübelerimi paylaşmam istenmişti. “Dernek Kurmak Çok Kolay(!)” başlıklı yazımı buradan okuyabilirler.

Gelelim bu sefer üzerinde duracağım konuya. Yine dernekçilikten bahsedeceğim. Ama bu sefer derneklerle ilgili akıllarda olan soru işaretleri ve bir türlü yıkılmayan ön yargılar üzerinde duracağım.

Hala bilmeyenler var mıdır emin değilim ama en önemli noktayı vurgulayarak başlamak lazım: “Dernekler, resmidir.”

Resmi tanımını biraz açacak olursak:  İç İşleri Bakanlığı çatısı altında İllerde İl Dernekler Müdürlükleri, İlçelerde İlçe Dernekler Büro Şeflikleri’ne kayıtlıdırlar, belirli aralıklar ile görevli memurlar tarafından denetimleri yapılabilir. Yaptıkları ortaklık ve projeler kayıtlıdır ve bu kayıtlar bağlı oldukları müdürlüklere iletilir.

Yani uzun lafın kısası; “Dernekler korkulacak, şüphe edilecek kuruluşlar değillerdir.” Diyerek konuyu özetlemek ve noktalamak isterdim ama maalesef konu bu kadar kısa bir açıklama ile kapanamıyor.

Eğer kurduğunuz dernek köy ve hemşehri derneği değilse, spor kulübü olarak faaliyet göstermiyorsa ve açıkça bir partiyi desteklemiyor ve onun himayesinde olduğunu belirtemiyorsa bu noktada işler karışıyor ve ön yargı ile birlikte sorular da başlıyor.

  • Kim(ler)e bağlısınız?
  • Kim(ler)i destekliyorsunuz?
  • Finansmanınızı kim(ler) sağlıyor?

Eğer bu üç sorunun cevabı “Hiç kimse” ise o zaman ön yargı ve şüphe daha da artıyor. Çünkü güzel ülkemde dernek dediğin bağımsız olamaz. Birkaç kişi birleşip akıl birliği ve el birliği yaparak dernek kuramaz, kendi cebinizden ayırdığınız para ile kendi kendinize finansman olamazsınız(!)

Geçmişe baktığımız zaman: dernek=siyasi yapılanma, dernek=kapalı kapılar arkası, dernek=para aklama merkezi gibi birçok örnek varmış. Bugün aynı durumun var olup olmadığı konusunda %100 emin olamam belki ama %99 şunu söyleyebilirim ki bu örnekler de o zamanlar gibi geçmişte kaldı.

Bugüne dek kurulan 234569 derneğin sadece 91993 tanesinin faal geriye kalan 142576 derneğin ise fesih durumda olmasının en büyük sebeplerinden biri de yukarıda bahsettiğim gibi derneklerin artık daha güzel ve daha farklı amaçlar ile kuruluyor olmaları.

  • Peki bugün faal olan derneklerin durumları nasıl?
  • Topluma çok mu faydalılar?

Diye soracak olursak burada dengeler biraz bozulabilir. Şöyle ki bugün dernek denildiği zaman akıllara büyük oranda köy dernekleri geliyor. Köy derneklerinin nesi var? Onlar kötü mü? sorularının cevabı ise tabii ki -Hayır. Ama köy derneklerinin çoğunlukla akıllarda bıraktığı izlenim bir kıraathane havasında kendi kendini döndürmek için insanların gelip çay içtiği, bazılarında taş ve kağıt oyunlarının oynandığı yerler.

Hal böyle olunca topluma belirgin bir fayda görünmüyor. Aynı köyden insanları bir arada tutmak insanlar için bağların kopmaması, örf ve adetlere bağlı kalınması gibi amaçlar güdüyor olabilir. Tabii ki bu durum da faydalı. Ama çerçeveyi biraz geniş tutmak, geri çekilerek büyük fotoğrafa bakmak gerekiyor.

Örneğin derneklerde üye olan kadın sayısı erkek sayısının yaklaşık 5’te1’i ülke nüfusunun ise sadece %2’si. Zaten bir köy derneğinde kadın kısmısını görmeniz pek mümkün değil.

Örneğin faal derneklerin kuruluş amaçlarına baktığımız zaman ilk sırada “Din Temelli Dernekler” yer alıyor. Bu da demek oluyor ki camii, Kuran kursu, kilisi vb. için yardım ve bağış toplayan dernekler bütün derneklerin 6’da 1’ini oluşturuyor. Çünkü yardım toplamak için dernek kurmak zorundasınız.

Örneğin faal derneklerin kuruluş amaçlarına baktığımız zaman ikinci sırada yer alan dernekler “Spor” amacıyla kurulan dernekler ve oran yine 6’da 1. Çünkü spor kulübü açmak için dernek kurmalısınız. Bu durumlar kötü ve faydasız değil ama üzerine basarak söylüyorum ki büyük resme katkı sağlamıyor. Bu amaçla dernek kurulmasının en büyük sebebi dernek olmadan bu faaliyetleri gerçekleştiremiyor olmanız. Yani zorunluluk.

Bunlara rağmen öğrenci dernekleri bütün derneklerin arasında sadece %0,35-0,4, gençlik dernekleri %0,75-0,8, kültür dernekleri ise %4 orana sahip. Daha fazla detay ve grafik için Dernekler Dairesi Başkanlığı’nın resmi İnternet Sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Yukarıdaki paragraf kesinlikle köy, hemşehri vb. dernekleri kötüleme amacı gütmemektedir. Lakin şu bir gerçektir ki bu dernekler toplum gözünde faydalı işler yapan (ki bu zararlı işler yapıyor anlamına gelmez) kuruluşlar değillerdir.

Benzer şekilde siyasi partilerin uzantıları olan dernekler de sadece bağlı oldukları parti lehinde çalıştıkları hatta farklı partilerin aleyhinde çalıştıkları için de aslında partilerden farksızdırlar.

Konunun dışına çıkmadan anlatmak istediğime devam ediyorum.

Dernek Nedir?, Ne Değildir? sorusuna cevap aramak istiyoruz. Cevapları maddeler halinde vereyim.

  • Dernek, bir STK yani Sivil Toplum Örgütüdür.
  • Dernek, özünde İç İşleri Bakanlığı’nın çatısı altında tamamen legal bir kuruluştur.
  • Dernek, amacı gereği bir şekilde faydalı olmak amacı güden bir kuruluştur.
  • Dernek, her türlü maddi hareketi kayıt altında olan bir kuruluştur.
  • Dernek, korkulacak ve şüphe duyulacak bir kuruluş değildir.

Not: Diğer yazılardan farklı olarak bu yazıyı Üniversiteliler Arası Sosyal Yardımlaşma Derneği’nin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı sıfatı ile yazıyorum. Bu yazı ve başlangıçta belirttiğim diğer yazı bu yolda edindiğim tecrübelerin birer sonucudur.

BENZER YAZILAR

Yorum yok

Yorum Yaz: