PR

“Ölünceye Kadar Ölümsüzsün” kitabı ile büyük ses getiren Fırat Çakır bu serinin devamı olan “Hayallerin Arkandan El Sallamasın” kitabı muhteşem bir gecede okurlarıyla buluştu.

“Hayallerin Arkandan El Sallamasın” kitabının tanıtım gecesine sevilen sanatçı İpek Açar, Fırat Çakır’ın ailesi, dostları, arkadaşları ve gazeteciler katıldı.

Taksim Pera Center Hotel’de gerçekleştirilen tanıtım gecesinde Fırat Çakır ile uzun süre birlikte çalışan, yaşam koçluğunu üstlendiği, danışmanlığını yaptığı dostları Fırat Çakır’ın kendilerinde vesile olduğu değişim ve dönüşümü davetlilerle paylaştı.

Fırat Çakır’ın sekizinci kitabı olan “Hayallerin Arkandan El Sallamasın” muhteşem bir sunum ve paylaşım ile misafirlere tanıtıldı.

Misafirlerine hitap eden Fırat Çakır, kitabını kaleme alma sürecinden, içinde bulunan hikâyelerden, dostlarının katkılarını anlattı. Bu gecenin organize edilmesinde emeği geçen arkadaşlarına ve misafirlerine ayrı ayrı teşekkür etti.

Gecenin Onur Konuğu Sanatçı İpek Açar’a İlk İmzalı Kitap

 “Hayallerin Arkandan El Sallamasın” kitabını misafirleri için imzalayan Fırat Çakır, ilk imzayı böyle bir gecede kendisini yalnız bırakmayan Sanatçı İpek Açar için attı.

firat-cakir-yeni-kitabi-1

Misafirleri için tek tek kitaplarını imzalayan Fırat Çakır, Facebook üzerinde Canlı yayın yaparak sayfasında kendisini takip eden binlerce sevenine hem kitabını anlattı, hem de teşekkür etti.

“Hayallerin Arkandan El Sallamasın” Sizlerle

Odanızın içine güneş gibi girecek bu kitap sizi önce aydınlatıp sayfaların arasında gezdikçe kendinizi tanıyıp tatlı bir sıcaklık hissettirecek. Kendinize tuttuğunuz bu aynanın karşısında sizi gülümsetecek.

Gözlerinizi uzun zamandır dolabınızda bekleyen elbiselere dikecek, giyip çıkardığınız ve kendinizi iyi hissetmediğiniz onlarca elbiseyi fırlatacaksınız. Kıyafetlerin ve yaşantınızın duygusal buğranından çıkıp boş valizle yolculuğa çıkacaksınız.

Bu yolculukta sayfalarda ilerledikçe bavulunuza çok fazla duygu biriktireceksiniz.

“Hayallerin Arkandan El Sallamasın”

Hayallerinize inanırsanız çok yaklaşmışsınız demektir. Sakın artık durmayın! Geçmişi hatırlayıp umutsuzluğa kapılmayın. Hayal edin, tüm hücrelerinizde hissedin ve başarıyı yakalayın.

Arka Kapaktan

Bazılarımız hayal dünyasında yaşar bazılarımız hayallerinin gerçeğe dönüştüğü dünyada.

Bazılarımız korkularını büyütür bazılarımız geleceğe umut eker

Sen, hayallerinin başkasının gerçeği olmasını istemiyorsan;

Hedeflerini belirle,

Hayal et,

Elinden gelenin daima daha fazlasını yap.

Yap ki; “Hayallerin arkandan el sallamasın!”

Fırat Çakır Hakkında

Beden Bilgesi, Yazar, Eğitmen, Sağlıklı Yaşam Koçu, TV Programcısı ve Profesyonel Sporcu.

1971 yılında dünyaya gelen Fırat Çakır, 1983‘te futbol ile başladığı spor hayatına atletizm ve masa tenisi ile devam etti. Bu dönem içerisinde katıldığı birçok turnuvada şampiyon oldu. Devamında Kung-Fu, Kick Boks ve Tayland Boksu üzerinde uzmanlaşıp bu dallarda eğitmenliğe başladı.

İstanbul Anadolu yakasındaki ilk spor merkezi “Hit Form Club”’tan sonra Türkiye’nin en büyük spor merkezlerinden biri olan “Hit Form Life Club”’ı Göztepe’de kurdu. Yıllarca bu merkezi işlettikten sonra İstanbul Çekmeköy’de “Club 2006 Fitness Center”’i açarak o bölgede de hizmet verdi.

Kariyeri 2009 yılında sektör değiştirerek çok sevdiği kişisel gelişim alanında faaliyet göstermeye başladı. NLP Master Trainer ve Health Life Coaching Trainer sertifikalarına sahip olan Sayın Çakır, Nişantaşı’nda bulunan merkezinde 2011 yılından bu yana Life Coaching, NLP ve Health Life Coaching eğitimleri vermektedir. Ayrıca koçluk alanında hizmet veren birçok önemli ismin de koçluk eğitimlerini vermiştir.

Fırat Çakır, birçok ünlü isme koçluk yapmanın yanı sıra kurumsal alanda eğitimler de vermektedir. Türkiye ve Dünya’da önemli kurum ve kuruluşlarda “KIESS – Kurumsal İşletmelerde Eğitim, Spor, Sağlık” adını verdiği programı ile eğitim ve seminerlerine devam eden Fırat Çakır’ın 100’ün üzerinde üniversite ve lisede başarı, motivasyon ve zorluklarla mücadele ile alakalı etkileyici seminerlerine binlerce kişi katılmıştır.

İflas etmiş şirketinden tekrar zirveye çıkış öyküsü ile binlerce kişiye inanılmaz tecrübeler katmaya devam etmektedir.

Kitapları

– “Ben Sadece Kilo Verecektim. Hepsi Bu” 2009,

– “Güne Sağlıklı Uyan” 2010,

– “Bedenin Kilolu Ya Sen?” 2010,

– “Neden Varsın?” 2011 – Kişisel gelişim romanı

– 2012 yılında “Sağlıklı Yaşa Kariyerin Olsun” isimli kitabı yayınlanmıştır.

– 2014 yılında “Ölümceye Kadar Ölümsüzsün” isimli romanı, 2015 yılında “Hayat Bitti Dediğin Yerde Başlar” adlı romanı yayınlanmıştır.

Katıldığı Haber Programları

– Star, ATV – Cine 5 – Fox TV – Show TV – TRT Haber kanallarında programlara katılmış,

– TV 8’de yayınlanan “Şifa Olsun” programı, FOX TV’de yayınlanan “Bambaşka” isimli programının Sağlıklı Yaşam Koçluğu bölümü ile Türkiye’nin tek sağlıklı yaşam televizyonu HTV’de “Yeni Bir Ben” isimli programlarını yapmıştır.

Gazete ve Dergiler

– Takvim Gazetesi’nde yedi günlük bir yazı dizisinden sonra “Beden Bilgesi Yanıtlıyor” bölümüyle de gelen sorulara cevap verdi.

– Guest Dergisi’nde sağlıklı yaşam köşesinde her ay okuyucuları ile buluştu.

– Hürriyet, Posta, Haber Türk, Akşam ve Star gazetelerinde; Seninle, Genç Gelişim Dergileri ve Şişli Kültür Dergisi gibi birçok dergi ve gazetede röportajları yayınlandı.

– Kuruluşundan itibaren Men’s Fitness, Women’s Fitness dergilerinde ve ilk digital sağlıklı yaşam dergisi olan Fitsharp’ta sağlıklı yaşam koçluğu ve kişisel gelişim ile ilgili yazılarına devam etmektedir.

0 1383

“Ölünceye Kadar Ölümsüzsün” kitabıyla büyük ses getiren Fırat Çakır bu serinin devamı olan “Hayat Bitti Dediğin Yerde Başlar” kitabıyla okuyucularına ulaştı.

fırat çakır - hayat bitti dediğin yerde başlar

Son kitabında yaşadığı bütün sıkıntılarını, zorlu yaşamını anlatmıştı. Türlü türlü problemlerin ve sosyal yaşantısının bir anda değiştiğini lüks hayattan otobüse para veremeyecek hâle gelip şehirlerarası yürüyecek noktaya gelmişti.

Metropol insanlarının arasında açlık ve sefalet içinde yaşanmışlığı sayfalarda hissettirerek anlatmıştı. Aradan zaman geçmiş, saygınlığı artmış, bütün zorlukların üstesinden gelmiş ve “Yediğiniz en lezzetli yemek neydi?” sorusuna “3 gün aç kaldıktan sonra gözyaşlarım karışarak yediğim simitti.” diyecekti.

Onun için kurtuluş sadece ölmekti… Hayat, intiharla yeniden canlanacaktı.

Bir şey değişince çok şeyler değişebilirdi. Ve kalem yazmaya başladı.

fırat çakır - hayat bitti dediğin yerde başlar- yeni kitabı

“Hayat Bitti Dediğin Yerde Başlar”

Bu kitabında nasıl başarıldığını, engellerin nasıl aşıldığını, yaşadığımız modern çağda sayısı milyonları bulan umutsuz insanlara, umudunu yitirip hayata havlu atanlara ışık olmayı hedefliyor.

Her bitiş, yeni bir başlangıcın habercisi;  her son hayata atılan yeni bir adımdır. Fırtına, gelecek güzel günleri müjdelerken başarısızlıklar, başarının kapısını aralar.

“Artık dayanamıyorum, ne yapsam olmuyor, hayat yüzüme gülmüyor” diyorsan yüzünde bir tebessüm oluşsun. Hayat, aslında tam da bitti dediğin yerde başlar. Artık başarının kapı eşiğindesin…

Kitabı Buradan ve Buradan satın alabilirsiniz.

İyi okumalar.

0 1252

Dijital PR Nedir?

PR, İngilizce “Public” ve  “Relations” kelimelerinin kısaltılması ile oluşturulmuş bir kavramdır. Public Relations’ın (PR) Türkçesi ise Halkla İlişkilerdir.

PR’ı (Halkla İlişkiler) daha önce kaleme aldığımız “PR Nedir?” başlıklı yazımızda geniş bir şekilde ele almıştık. Yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Şimdi sıra geldi “Dijital PR”kavramını yazmaya.

dijital pr-ismail ünlü

Dijital PR ve İnternet Kullanımı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 18 Ağustos 2015 yılı “Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırmasına” göre Türkiye’de bilgisayar ve internet kullanım oranları 2015 yılı Nisan ayında 16-74 yaş grubundaki bireylerde sırasıyla %54,8 ve %55,9 oldu.

Bu oranlar erkeklerde %65,8 iken, kadınlarda %46,1’dir. Bilgisayar ve internet kullanım oranları, 2014 yılında %53,8’di. Türkiye genelinde internet erişim imkânına sahip evlerin oranı 2015 yılı Nisan ayında %69,5 oldu.

Evlerin %96,8’inde Cep Telefonu Var

Evlerin 2015 yılı Nisan ayında %96,8’inde cep telefonu veya akıllı telefon bulunurken, sabit telefon bulunma oranı %29,6 oldu. Aynı dönemde evlerin %25,2’sinde masaüstü bilgisayar, %43,2’sinde taşınabilir bilgisayar ve %20,9’unda internete bağlanabilen televizyon bulunmakta.

türkiye'de internet kullanımı-2015-ismail ünlü

İnternet Kullanım Amaçları Arasında Sosyal Medya İlk Sırada Yer Alıyor

İnternet kullanım amaçları dikkate alındığında, 2015 yılının ilk üç ayında internet kullanan bireylerin %80,9’u sosyal medya üzerinde profil oluşturma, mesaj gönderme veya fotoğraf vb. içeriklerin paylaşımı var.

Bunu %70,2 ile online haber, gazete ya da dergi okuma, %66,3 ile sağlıkla ilgili bilgi arama, %62,1 ile kendi oluşturduğu metin, görüntü, fotoğraf, video, müzik vb. içerikleri herhangi bir web sitesine paylaşmak üzere yükleme, %59,4 ile mal ve hizmetler hakkında bilgi arama takip etti.

Son yıllarda internet kullanma oranlarının ve özellikle de internetin mobil kullanımının artması insanların-tüketicilerin marka, kurum, kuruluş ve kişilere ulaşmasını farklı bir boyuta taşıdı.

Aynı şey kurumlar ve markalar içinde geçerli. Onlarda tüketicilere internet aracılığı ve sosyal medya platformları ile daha kolay ulaşmaya başladı. Buda Dijital PR dediğimiz kavramı ortaya çıkardı.

dijital-PR-ismail ünlü

Dijital PR Nedir?

Dijital PR; online-internet ortamında var olan bir markayı, bir şirketi, bir kurumu, bir projeyi veya bir online varlığı yönetmek ve iyileştirmek için yine online yöntem ve araçların kullanılmasıdır.

Dijital PR; sosyal medya, sosyal imleme-paylaşım, arama motoru, blog, forum, haber siteleri gibi internet araçlarının halkla ilişkiler amaçlı kullanılması faaliyetlerinin bütününe Dijital PR yani dijital halkla ilişkiler denir.

Bunlara ek olarak hedef kitle ile kurulan iletişimin yanı sıra, SEO ile arama motorları için optimize edilen basın duyurularının yayını, sosyal medya siteleri aracılığıyla basın duyurularının yayılması, kişisel/kurumsal virallerin oluşturulması, bir kurum hakkındaki bilgilerin paylaşımı, marka hakkında konuşulmasının sağlanması, marka yeniliklerinin takip edilebilir hâle getirilmesi, büyük kitlelere kısa sürede e-posta yoluyla erişilmesi, acil durumlarda müdahale edilmesi, marka iletişimine karşı olumlu ve olumsuz tepkilerin ölçülmesi, “Word Of Mouth” iletişimin teşvik edilmesi ve daha birçok online faaliyet Dijital PR kapsamındadır.

Yazının devamını buradan okuyabilirsiniz.

İsmail Ünlü

Düşün Taşın Derneği Genel Sekreteri – Metin Yazarı

www.ismailunlu.com

0 1181

İstikrar Zirvesi’ne giden yolda ikinci etkinliğimizi Ses ve Radyo sanatçısı Sayın Mücahit Erboğa ile gerçekleştirdik.

Kendini “Soru işaretleriyle dolu, arayan biriyim. Kendimi bile hala arayan biriyim” diye açıklayan Erboğa ile “Medya ve İstikrar” kavramlarını konuştuk. Mesleki görevlerimiz benliğimizin önüne geçmemeli çünkü onlar bize sonradan eklenen takılar.

Sizin için İstikrar ne ifade ediyor, medyada istikrar var mı? sorularını cevaplayan Erboğa; Genel olarak İstikrar kavramını ‘Bir şeyin sürekliliğinde doğru bir ivme kazanmaktır.’ Diyerek açıkladı.

Medya ve İstikrar

Medyada ki İstikrara gelince şu açıklamalarda bulundu; ‘Bir propaganda maksadıyla ortaya çıkmış olan medyanın temel mantığı karşı taraftakini büyülemek, kendi gerçeklerini sunmaktır. Medyanın tasarımında menfaate doğru haberi yönlendirmek, manipüle etmek, algı yönetimini kullanmak yatar. Bu yüzden istikrar sağlanabilmesi için medyada tek bir düşünce olmalı bu da çok güç. Medyada doğruluk üzerine değil, erk üzerine kurulu sistem var. 28 Şubat’tan önce koalisyon hükümeti vardı. Bir anda medyanın tasarımıyla hükümet devrildi. Darbe yapıldı. Bu süreç sonunda yenilgiyi belirlemek gerekir. İktidarı elinde tutan güçler, para piyasası yani hangi siyasi erkler aktifse medyada onun sözü geçer.’

10359412_889005924496644_2420970271395423589_n

Daha sonra teknolojinin medyadaki yerini açıklayan Erboğa; ‘Teknoloji medyanın en büyük sacayağı. Medyanın yayılımı anlamında satıh oluşturuyor. Geleneksel medya teknolojik olarak biraz geride kalabiliyor. Bu konuda sosyal medya iki ileri bir geriyi oynayan taraf. Teknolojiye hükmeden güç, medyayı yönlendiren güçtür. Bu yüzden medya ve teknoloji arasında kötü bir istikrar vardır çünkü teknoloji başkalarının hâkimiyetinde.’ Diyerek cümlelerini tamamladı.

İnanç ve İstikrar İlişkisi

Müslüman olarak İstikrar kavramını ele alan Erboğa;  ‘İstikrar, ibadetlerin az da olsa devamlı olmasından geçer. İnşirah suresinde de belirtildiği gibi “Bir boşluğa denk geldiysen tekrar Rabbine dön” İstikrar noktası asıl bu noktadır. Biz kelimelerle düşünen varlıklarız. Bu kelimeleri kendimiz inşa etmeye başladığımız zaman kendi İstikrarımızdan bahsetmek mümkün olur. Medine’yi ancak Medine’yi isteyenler oluşturabilir”.

‘Doğruluk; iyilik ve kötülük gibi yatay bir hareket değildir. Doğruluk dikey bir harekettir. İnsanın hakikatle olan bağını belirler. Bugün ki düzlemde gerçeklikten koparılmış bir hayat yaşıyoruz. Bir ağacın, bir çiçeğin, bir çocuğun farkında değiliz artık. Bir katliamı izleyip bir şeyler hissetmek kumandanın tek düğmesine basmamızla alakalı. Kumandanın tek düğmesine sığdırıyoruz duygularımızı zaplayarak kolayca değiştirebiliyoruz ruh halimizi ne acı”  Kaybettiğimiz şeylerin ne olduğunu, nerde durduğumuzu fark etmemiz gerek.’ Diyerek sözlerine sanal dünyanın bize hükmedişini anlatarak devam etti;

11061654_889006307829939_4483794879777012925_n

“Hucürat suresi 6. Ayette Der ki; ‘Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.’

Bir haberi araştırıp doğruluğuyla sunmak gerekir. Modernize olmak sanal medya demek aslında fotokopinin fotokopisidir. Gerçeklikten bahsetmek çok zordur. Artık sanal dünyada yaşıyoruz. Kablolarımız var. Hakikatle aramızdaki perde çok uzakta kalıyor. Kablolarla ne kadar az kontak kurulursa duygularında o zaman gerçeklikle bir bağı oluşur.

Matrix ve Bağımlılık

Matrix filmi bu konuyu bize biraz yansıtıyor aslında… İslam yaşamımız boyunca hakikatin merkezinde olmalı ama modern, postmodern dünya bunun üzerine bir örtü örtüyor. Amacımız kontrol edilebilir zihinler üretmek olmalı. Gerçeklikle buluşamıyoruz. Üzerimizdeki perdeyi atıp organik bağ kuramıyoruz. Sadaka taşları medeniyetinin çocukları değiliz artık. Bunu kaybettik.” Diyerek sözlerini tamamladı.

Özgür olmak kavramını bizden açıklamamızı isteyen Erboğa bu konuda da kendi özgün ifadeleriyle bizleri şöyle aydınlattı; “Özgür” olmak; insanın özünü gür tutmasıdır aslında. Biz özümüzü bulamıyoruz ki gür tutalım. Ben kendimi hala arayan biriyim özümü gür tutabilmek için çabalıyorum. İnsanın var oluş sebebi özünü gür tutmaktır.

Kavramsal olarak Halife olarak yaratıldık fakat şimdi birer köleyiz. Nesnelerin emrindeyiz. Öğrenilmiş duygularımız var. İnsan güdülenebilir. Peki, biz güden miyiz yoksa güdülenen mi?  Biz toplum olarak maalesef güdüleneniz.”

Kendi hayatındaki İstikrardan bizi kırmayarak kısaca bahseden Erboğa; “Namaz kılamadığım için powerturk’ten istifa ettim. Kanal 7 de işe başladım. Namazımı kıldım. Bu seferde secdede uzun kalıyorsun dendi. İnsan sorunsaldan uzaklaştığı müddetçe amaç-araç karışıyor. Amaç araca, araç amaca dönüşüyor. Amaçla aracı birbirine karıştırmamalıyız.”

“Her zaman için ‘Mümin müminin aynasıdır’ geleneksel değerlerimizi korumalı, doğru modellemeler oluşturmalıyız. Kendi hakikatini ortaya koyabilen düşünce yapısı oluşturmalıyız.” Diyerek tüm samimiyetiyle kendi hayat hikâyesinden örnekler verdi.

İkincisini gerçekleştirdiğimiz “İstikrar Zirvesinin”  ikinci adımı olan İstikrar Buluşmasını gerçekleştirdik.

İSTİKRAR kavramını Türkiye’nin gündemine taşıyan kurum olmayı hedefleyen Düşün Taşın Derneği, İstikrar Zirvesi’ne giden yolda her ay farklı bir konu ve konuşmacıyı katılımcılarla bir araya getirmeye devam edecek.

Büşra Kalemci

Düşün Taşın Derneği Organizasyon Ekibi Gönüllüsü

0 1841
itibar

Son yıllarda üzerinde durulan kavramlarından biri olan “itibar”, gelişen kitle iletişim teknolojilerinin ve sosyal medyanın da etkisi ile farklı alanlarda yapılan çalışmalara konu oluyor.

Kamuoyu tarafından bilinmek isteyen, kabul görmek isteyen, tanınmak isteyen kişi, kurum ve kuruluşlar bu kavram etrafında çalışmalara imza atıyor. Peki nedir bu “itibar” dedikleri şey?

itibar-nedir
İtibar Nedir?

İtibar Nedir?

İtibar, bir kişinin, grubun, örgütün, kurum ve kuruluşun üstünlükleri ya da yetersizlikleri konusunda oluşan genel kanı, değer, önem, nam, şöhret vb. dir. Toplum olarak “İtibar” kavramı ile birçok şeyi ilişkilendirmeye çalışsak ta temelde “Saygınlık – Saygın” olma durumunu ifade eder.

İtibar, kazanması zor, kaybetmesi de bir o kadar kolay olan bir kavram. Sihirli bir sözcük olan itibar, kim olursak olalım kişi, kurum, kuruluş herkes için de itibar aynı derecede önemli.

İtibarlı kişi veya kuruma güvenir ve inanırız. Peki ya itibarı yönetmenin gerekliliği ve önemi… İşte bu konu halen tam olarak benimsenemiyor. İtibar, algıdan oluşuyor, yani bizim hakkımızda oluşan algılar, bizim itibarımızı oluşturuyor.

itibar-algi-deger-onem
Kurumsal İtibar

Kurumsal İtibar

İtibar son yıllarda ulusal ve uluslararası firmalar için oldukça önemli bir konuma geldi. Şirketler için itibar yönetimi en iyi reklam araçlarının başında geliyor. Kurumsal itibar ise bir kuruluş hakkında oluşan algının toplamından meydana geliyor. Kuruluşların sosyal paydaşları olduğunu biliyoruz.

Kurumsal itibarı genel olarak, sosyal paydaşların kuruluş hakkındaki tüm görüş ve hislerinden oluşan düşüncelerinin toplamı olarak ifade edebiliriz. Kurumun algılanması, bilinçli veya bilinçsiz olabiliyor. Ama kurum iletişim faaliyetleri ile algılamasını yönetebiliyor.

Yazının devamı BURADAN okuyabilirsiniz…

Yazan: İsmail Ünlü

0 1192

“Sevdiğime verebileceğim en güzel hediye İstanbul olur” diyorsan bu yarışma tam senlik.

İstanbul ve Aşk temalı kendi çektiğin bir fotoğrafı Hediyem İstanbul Facebook sayfamızda paylaş, yarışmaya katıl, en çok beğeni alan 3 kişiden biri ol, ‘Love İstanbul’ desenli 2 adet T-Shirt kazan.

İstanbul ve Aşk
Fotoğraf Yarışması

Fotoğrafını 11 Şubat Çarşamba Günü saat 13:00’e kadar Hediyem İstanbul Facebook sayfamızda paylaşman gerekiyor.

0 1019

“Türk Basın Tarihi En Dramatik Günlerini YaşıyorAnadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk, Türk basın tarihinin en dramatik günlerini yaşadığını savundu. Öztürk, dijital medyanın yükselişi karşısında halen önlem almayan gazetelerin olduğunu söyledi.

dijital-media-revolution

Kemal Öztürk, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinde “AA ve yeni nesil gazetecilik” konulu bir konferans verdi. İletişim Platformu Derneği’nin düzenlediği etkinlik, Marmara Üniversitesi Nişantaşı Kampüsünde gerçekleştirildi.

“Twitter 140 Karakterli Bir Gazete”

Dijital medya ve twitterın önemini vurgulayan Öztürk, yeni nesil gazeteciliği en çok etkileyen şeyin twitter olduğunu söyledi. Öztürk, “Twitter mesleğimizin en önemli etkenlerinden biri haline geldi. Twitter aslında küçük 140 karakterli bir gazete çıkarmaktır.” dedi.

kemal-öztürk-anadolu-ajansı-müdürü

“Dijital Medya Devrimi”

Türk basın tarihinin en dramatik günlerini yaşadığını savunan Kemal Öztürk, bunun nedenini “dijital medya devrimi” olarak gösterdi. Dijital medyanın yükselişi karşısında halen önlem almayan gazetelerin olduğunu kaydeden Öztürk, şöyle dedi: “Amerika’da 35 milyon tekil ziyaretçisi olan internet haber gazeteleri var. Gazetelerin reklam gelirlerinde büyük bir gelir kaybı yaşanıyor.

 “ABD’de 54, İngiltere’de 38 Gazete Zarardan Kapandı”

 Batıda internete verilen reklam oranları gazeteleri geçti. Dijital medya koskoca kâğıda basılmış gazetelerden daha fazla kâr ediyor. Gazeteler her yıl tiraj kaybediyor. ABD’de 54, İngiltere’de 38 gazete zarardan kapandı. ABD tüm gazetelerin yıllık karı 34 milyar dolarken sadece google’ın yıllık karı 38 milyar dolara ulaşmış durumda.”

RASTGELE YAZI

0 592
Etkinlik Yönetiminin DNA’sı - İnovasyon ve Fikir Üretimi Günümüzde artık işverenler kadrosunu oluştururken işe alacakları kişilerin neyi bildiğinin yanı sıra, neleri yapabildiğine-yapabileceğine bakıyor ve ona...